ÖFKE

ÖFKE: KUVVETLİ BİR KENDİNİ KORUMA ÇABASI

UMKE personeliyseniz afet görevlerinde öfkeli insanlarla sık sık karşılaşıyorsunuz demektir. Bu durumlarla nasıl baş edileceğini bilmekse öncelikle sizin güvenliğiniz için gereklidir.Unutmayın ilk amacınız öfkeli ortamdan zarar görmemektir.

Öfkeyle daha iyi baş edebilmek istiyor musunuz? O halde önce öfkenin alt yapısını anlamak faydalı olacaktır.Öfkeli insan karşısındakini korkutarak istemediği davranışın olmasını veya tekrarlamasını önlemeye çalışmaktadır.Bu açıdan bakıldığında aslında kuvvetli bir kendini koruma çabasıdır.

HER ÖFKELENDİĞİMİZDE SALDIRGANLAŞIYOR MUYUZ?

Saldırganlığın ortaya çıkmasında yatan temel iki neden:

-          Karşısındakini korkutarak istemediği davranışın olmasını veya tekrarlamasını önlemeye çalışmak,

-          Karşıdakine zarar verip acı çekmesini sağlayarak kendi çekmekte olduğu acının anlaşılmasını sağlamaktır.

UMKE ÇALIŞMALARI: İLK AMAÇ ÖFKELİ ORTAMDAN ZARAR GÖRMEMEK

UMKE çalışanı olarak öfkeye bakış açınız, öfkeyi nasıl ele alacağınızı belirler!

Öfkeyi nasıl ele alacağınız ise başınıza gelecekleri belirler!

Özellikle afet gibi krize müdahalede bulunan sağlık çalışanları en sık iki nedenden öfkeyeve saldırganlığa maruz kalırlar:

-          Birincisi sağlık çalışanının olaya “geç” müdahale ettiği algısı,

-          İkincisi müdahale esnasında yeterli önemin ve özenin gösterilmediği ile ilgili algıdır.

Bilmemiz gereken ilk şey hiçbir durumda öfkenin şahsımızla ilgili olmadığıdır. Öfkeyi kendi üzerinize almanız sizin de öfkelenmenize neden olacaktır ve bu da yangına “benzinle” gitmenize neden olabilir.

Bunu biraz açalım;

Siz en iyi niyetlerle, elinizden gelenin en iyisini yapsanız dahi öfkeye ve saldırgan davranışa maruz kalabilirsiniz. Çünkü; insanları öfkelendiren şey siz değil “zihinlerindeki düşüncelerdir”. Yaşadıkları olaya verdikleri  anlam, olayla ilgili yorumları ve düşünceleridir.

Zaman Algısı

Öncelikle durumun doğası gereği afet ortamında acil yardım bekleyenler ile yardım götürenlerin zaman algıları birbirinden çok farklıdır. Yardım bekleyenler için saniyeler saatler gibi geçmektedir, dolayısıyla geçen zamanı normalden çok daha uzunmuş gibi algılarlar. Sağlık çalışanları makul bir sürede olay yerine varmış ve olaya müdahale ediyor olsalar bile geciktikleriyle ilgili tepki görebilirler.


 

Zihnindeki Düşünceye Öfkelenmek

Elinizden geldiğince acele etmenize rağmen yaşanan bir aksilik gerçekten de afet bölgesine geç kalma durumu mevcutsa öncelikle unutmayınki insanlar sizin şahsınıza değil zihinlerindeki düşünceye, geç kalınması olayına verdikleri anlama kızmaktadır. Nasıl mı? Şöyle ki, afetzedelerin zihinlerinde “sizin elinizden geleni yapmanıza rağmen sizin dışınızdaki nedenlerle geç kaldığınız” ile ilgili bir düşünce yoktur: Böyle düşünseler zaten size sinirlenmezlerdi. Muhtemelen zihinlerinden geçen düşünce:  “sizin gereken sorumluluğu göstermediğiniz, isteseniz daha çabuk gelebileceğiniz, hemen gelmek yerine bir süre oyalandığınız, gereken önemi vermediğiniz, sallandığınız…” şeklinde düşüncelerdir. Olayla ilgili yaptıkları bu yorumlara öfkelenmişlerdir. Maalesef insan olarak düştüğümüz en sık hata olayların arkasında yatan nedenleri bildiğimiz inancıdır. Yardım almak için sizi bekleyenler de gecikmenizin arkasında yatan sebepleri bildiklerini düşünürler ve bu sebepler ne yazık ki hem gerçeği yansıtmaz hem de sizin lehinize değildir.

PEKİ NE YAPMALIYIZ?

Bu durumla baş etmenin tüm yolları ortak bir yerde kesişmektedir.

Öfkeli insanların zihinlerindeki öfke yaratan düşünceleri değiştirebilmek!

ZEHİR AKITMA YÖNTEMİ

Adım 1

Zehir akıtma yöntemi: Öncelikle karşınızdaki öfkeli kişinin zihninde olması muhtemel “aleyhinizde olan” ve “gerçeği yansıtmayan” düşünceleri tahmin edin. Örneğin “amca siz bizim oyalandığımızı mı düşünüyorsunuz” veya”amca acele etmediğimizi mi düşünüyorsunuz” , ”amca yardım etmediğimizi mi düşünüyorsunuz” gibi. Biz buna karşıdakinin zehrini akıtmak diyoruz. Karşıdaki öfkeli kişinin aklından geçen ve onu öfkelendiren düşünceyi çıkarmaya çalışın. Bunu yapmanız aynı zamanda karşınızdaki kişiye “derdinin anlaşıldığı”, “sıkıntısının fark edildiği” mesajını verir. Sırf derdinin anlaşıldığı veya dikkate alındığını bilmek bile öfkede ciddi bir azalma sağlar.

Adım 2

Yukarıdaki adımla öfkeli insanın öfke yaratan zihnindeki düşünceyi elinize almış olursunuz. Şimdi onun yerine yeni bir düşünce koyacaksınız. Bu düşünce gerçeği yansıtan ve öfkeli insanın sizin durumunuzu anlamasını sağlayacak düşüncedir. İkinci adım budur. Örneğimize göre “amca çağrıyı alır almaz yola çıkmamıza rağmen buraya ulaşmak vaktimizi aldı” veya “çağrınızı alır almaz yola çıkmamıza rağmen çok fazla yaralı var, yollar kapalı olduğu için ancak şimdi ulaşabiliyoruz” şeklinde durumunuzu ve gerçek nedeni anlatan düşünceyi yerleştirmek.


 

Adım 3

Üçüncü ve son adım “amca şu anda enkazdaki yaralılara yardım etmemiz gerek ve bunun için kolaylık sağlamanıza ihtiyacımız var” diyerek öfkeli insanın dikkatini başka bir noktaya (esas odaklanması gereken noktaya) odaklamaktır. Siz oradakilere yardım için geldiniz ve bunu bir an önce yapmanız gerekiyor. Bu zaten hem sizin göreviniz, hem de orada yardım bekleyenlerin esas ihtiyacı.

PRATİK EDİNİN

Yukarıda anlattığımız üç adımlı teknik uyguladıkça pratiklik kazanacağınız bir yöntemdir. Denedikçe adımları daha hızlı uyguladığınızı görecek, karşınızdaki öfkeli insanların daha hızlı ve kısa bir iletişimle sakinleştiğini ve sizinle işbirliğine girdiğini göreceksiniz.

STRATEJİK DAVRANIN

Yaşadığınız tüm bu olaylarda haketmediğiniz tavırlara maruz kalıyor olabilirsiniz. Bunları ne kadar şahsınıza dönük algılamamaya çabalasanız da öfkelenebilirsiniz, ancak öfkenize yenik düşüp yargılayıcı, suçlayıcı, eleştirici olmanız, hakaret etmeniz karşı tarafın öfkesini daha da artırarak zarar görme ihtimalinizi artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Unutmayın ki kriz anlarında olayın doğası gereği stratejik davranmak sizin çıkarınızadır.

KENDİ GÜVENLİĞİNİZ?

Ancak bazı durumlarda maalesef iletişim kurmaya dahi zaman ve fırsat yoktur. Olay yerine vardığınız anda saldırıyla karşılaşabilir veya öyle olacağını öngörüyor olabilirsiniz. Tüm iletişim çabalarınıza rağmen yanıt alamayabilirsiniz ve şiddet görme riskiniz artıyor olabilir. Bu durumda ortamdan uzaklaşarak, güvenli bir ortamda görevinizi yapabilmeniz için kolluk kuvvetlerinin desteğini almalı, şiddetten uzaklaşmalı, hatta olay yerinden bile uzaklaşmalısınız.

 

Uzm. Dr. Candaş Kılıç

Psikiyatrist&Psikoterapist

www.candaskilic.com